Kemik Erimesi Olan Hastalarda İmplant Tedavisi Ve Sinüs Lifting Uygulaması

Çene kemiğinde erime olması implant yaptıramayacağınız anlamına gelmez. Günümüzde kemik hacmi yetersiz olan hastaların büyük bölümü, greft uygulaması veya sinüs lifting gibi hazırlık işlemleriyle implant tedavisine uygun hale getirilebiliyor. Burada belirleyici olan iki şey var: kalan kemiğin yüksekliği ve genişliği ile hastanın genel sağlık durumu.

Özellikle üst çenenin arka bölgesinde, yani azı dişlerinin bulunduğu alanda kemik erimesi çok daha sık karşılaşılan bir durum. Bunun nedeni, bu bölgenin hemen üzerinde yer alan maksiller sinüs boşluğunun diş kaybından sonra aşağı doğru genişlemesi. Dişin çekilmesiyle kemik incelirken sinüs de alttan boşalan alana doğru sarktığı için implant vidasının tutunabileceği kemik yüksekliği hızla azalır. Sinüs lifting tam olarak bu noktada devreye giren, sinüs tabanını kontrollü şekilde yukarı kaldırıp altına yeni kemik materyali yerleştiren cerrahi bir işlemdir.

Kemik Erimesi İmplant Tedavisini Neden Zorlaştırır?

İmplant, çene kemiğinin içine yerleştirilen ve kemikle kaynaşarak diş kökü görevi üstlenen titanyum bir vidadır. Bu kaynaşmanın sağlıklı olabilmesi için vidanın her yüzeyinin canlı kemik dokusuyla temas etmesi gerekir. Kemik yüksekliği yetersizse implant sallantıda kalır, çiğneme kuvvetlerini karşılayamaz ve zamanla kaybedilir. Yani sorun implantın yerleştirilememesi değil, yerleştirilse bile uzun ömürlü olamamasıdır.

Kemik erimesinin en yaygın sebebi diş kaybının kendisidir. Doğal diş kökü çiğneme sırasında kemiğe sürekli uyarı gönderir ve kemik bu uyarı sayesinde yoğunluğunu korur. Diş çekildikten sonra bu uyarı kesilir, vücut o bölgedeki kemiği artık gereksiz görerek geri emmeye başlar. İlk altı ayda kayıp oldukça hızlıdır, sonrasında yavaşlayarak devam eder.

İlerlemiş diş eti hastalıkları da kemik kaybının önemli bir kaynağıdır. Diş eti hattında biriken bakteri plağı zamanla dişi çevreleyen destek kemiğini eritir; dişler sallanmaya başlar ve çekildiklerinde geriye zaten zayıflamış bir kemik yatağı kalır. Uzun süre hareketli protez kullanan hastalarda ise protezin kemik üzerine uyguladığı baskı erimeyi hızlandırır. Sigara kullanımı, kontrolsüz diyabet ve kemik metabolizmasını etkileyen ilaçlar da tabloyu ağırlaştıran faktörler arasında sayılabilir. Kemik erimesinin nedenleri ve seyri hakkında daha ayrıntılı bilgiyi çene kemiği erimesi yazımızda bulabilirsiniz.

İmplant Öncesi Kemik Seviyesi Nasıl Ölçülür?

Panoramik röntgen ilk fikri verir ama tek başına yeterli değildir. İki boyutlu bir görüntü olduğu için kemiğin genişliğini, yani dudak ile damak yönündeki kalınlığını göstermez. Bir hastanın panoramik filminde kemik yüksekliği yeterli görünse bile kemik bıçak sırtı inceliğinde olabilir ve bu durum ancak üç boyutlu görüntülemede fark edilir.

Bu nedenle kemik erimesi şüphesi olan her hastada dental tomografi çekilmesi standart uygulamadır. Tomografi sayesinde kemik yüksekliği ve genişliği milimetre düzeyinde ölçülür, sinüs tabanının konumu ve sinüs zarının kalınlığı değerlendirilir, alt çenede sinir kanalının seyri belirlenir. Hekim bu veriler üzerinden implantın çapına, boyuna ve yerleştirileceği açıya karar verir.

Ölçüm sonucunda kalan kemik yüksekliği genel olarak üç grupta değerlendirilir. Yeterli kemiği olan hastalarda doğrudan implant yerleştirilir. Sınırda olan hastalarda implant ile birlikte aynı seansta kemik desteği sağlanır. Ciddi kayıp olan hastalarda ise önce kemik hacmini artırmaya yönelik cerrahi yapılır, implant birkaç ay sonra ikinci aşamada uygulanır.

Değerlendirme sadece kemikle sınırlı kalmaz. Diş eti sağlığı, ağız hijyeni alışkanlıkları, kullanılan ilaçlar ve varsa sistemik hastalıklar da planlamaya dahil edilir. Aktif bir diş eti enfeksiyonu varken implant ya da greft yapılması başarısızlık riskini belirgin şekilde artırdığı için bu sorunlar önce çözülür.

Sinüs Lifting Nedir, Hangi Durumlarda Gerekir?

Üst çenenin arka bölgesinde, gözlerin ve burnun iki yanında maksiller sinüs adı verilen hava boşlukları bulunur. Bu boşlukların tabanı ince bir zarla kaplıdır. Sinüs lifting işlemi, bu zarı yırtmadan yukarı doğru kaldırıp altında oluşan alana kemik grefti yerleştirmeyi amaçlar. Greft materyali birkaç ay içinde hastanın kendi kemik dokusuyla bütünleşir ve implant için sağlam bir zemin oluşturur.

İşleme karar verilirken bakılan temel ölçüt, sinüs tabanı ile diş eti arasında kalan kemik yüksekliğidir. Bu mesafe genellikle 8 milimetrenin altına düştüğünde sinüs desteği gündeme gelir. 5 milimetrenin altındaki değerlerde ise neredeyse her zaman ayrı bir cerrahi aşama planlanır.

Sinüs lifting yalnızca kemik kazandıran bir işlem değil, aynı zamanda daha uzun ve daha kalın implant kullanılmasına imkân veren bir hazırlıktır. Uzun implant, çiğneme kuvvetini kemik üzerine daha geniş bir alana dağıtır. Bu da hem implantın hem de üzerine yapılacak protezin ömrünü uzatır. Kısacası sinüs lifting, tedaviye eklenen fazladan bir yük değil, sonucun kalıcılığını doğrudan belirleyen bir yatırımdır.

Yaygın bir endişeye de değinmek gerekiyor: bu işlem sinüzit yapmaz. Doğru teknikle, sinüs zarı bütünlüğü korunarak yapılan bir uygulamada sinüsün havalanma düzeni bozulmaz. Zaten kronik sinüzit veya polip gibi bir sorunu olan hastalarda önce kulak burun boğaz konsültasyonu istenir, tablo düzeldikten sonra cerrahiye geçilir.

Açık ve Kapalı Sinüs Lifting Arasındaki Farklar

Sinüs lifting tek bir yöntem değil, iki farklı tekniğin ortak adıdır. Hangisinin uygulanacağı, tomografide ölçülen kemik yüksekliğine ve kazanılması hedeflenen milimetre miktarına göre belirlenir.

Kapalı sinüs lifting (osteotom tekniği)

  • İmplantın yerleştirileceği delik üzerinden çalışılır, ayrı bir kesi açılmaz.
  • Sinüs tabanı özel uçlarla içeriden yukarı doğru itilir ve boşluğa greft yerleştirilir.
  • Yaklaşık 2 ile 4 milimetre arası kemik kazanımı sağlar.
  • Mevcut kemik yüksekliği 6 milimetre ve üzerinde olan hastalarda tercih edilir.
  • İmplant çoğunlukla aynı seansta yerleştirilir, ikinci bir cerrahiye gerek kalmaz.
  • İyileşme daha hızlıdır, şişlik ve morarma nadiren belirgin olur.

Açık sinüs lifting (lateral pencere tekniği)

  • Yanak tarafındaki kemikte küçük bir pencere açılarak sinüs zarına doğrudan ulaşılır.
  • Zar geniş bir alanda kaldırıldığı için 5 milimetreden fazla kemik kazanımı mümkündür.
  • Kemik yüksekliği 4 ile 5 milimetrenin altında kalan ileri vakalarda uygulanır.
  • Greft yerleştirildikten sonra bölge membranla kapatılır ve dikilir.
  • İmplant genellikle 5 ile 7 ay sonra, greft olgunlaştığında yerleştirilir.
  • Kalan kemik implantı taşıyacak kadar stabilse aynı seansta implant konulabilir.

İki teknik arasında başarı oranı açısından belirgin bir fark yoktur. Belirleyici olan yöntemin adı değil, doğru vakada doğru tekniğin seçilmesidir. Kemik yüksekliği 3 milimetre olan bir hastaya kapalı teknik uygulanmaya çalışılması, zarın yırtılmasıyla sonuçlanabilecek gereksiz bir risktir.

Kemik Erimesi Olan Hastalarda Uygulanan Diğer Yöntemler

Her kemik yetersizliği sinüs lifting gerektirmez. Alt çenede sinüs boşluğu bulunmadığı için buradaki kayıplarda farklı yaklaşımlar kullanılır. Kemiğin genişliğinin yetersiz olduğu durumlarda yatay yönde greft uygulaması yapılır ve bölge, kemik hücrelerinin çoğalmasına izin veren bir membranla örtülür. Bu yönteme yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu adı verilir.

Kemiğin çok ince olduğu vakalarda kemik genişletme tekniği tercih edilebilir. Kemik ortadan kontrollü şekilde ayrılır, oluşan aralığa greft konulur ve implant aynı seansta yerleştirilir. Daha ileri kayıplarda hastanın kendi çenesinden alınan blok kemik parçası vidayla eksik bölgeye sabitlenir; bu yöntem daha uzun bir iyileşme gerektirse de en dayanıklı sonuçlardan birini verir.

Kemik artırımından tamamen kaçınmayı sağlayan seçenekler de vardır. Kısa implantlar, sınırlı kemik yüksekliğine sahip bölgelerde ek cerrahi yapılmadan kullanılabilir. Tüm çenesi dişsiz olan hastalarda ise implantların ön bölgedeki yoğun kemiğe açılı olarak yerleştirildiği teknikler, sinüs bölgesini hiç kullanmadan sabit protez yapılmasına imkân verir. Bu yaklaşımlar özellikle ileri yaştaki veya uzun cerrahi süreçleri kaldıramayacak hastalarda değerli bir alternatiftir.

Hangi yöntemin uygulanacağına karar verirken tek başına kemik ölçüsüne bakılmaz. Hastanın beklentisi, ayırabileceği süre ve bütçesi de planlamanın parçasıdır. Kişiye özel planlamanın nasıl yürütüldüğünü İstanbul implant tedavisi sayfamızda ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.

Sinüs Lifting Sonrası İyileşme Süreci

İşlem lokal anestezi altında yapılır ve hasta aynı gün evine döner. Uygulama süresi tek taraflı vakalarda ortalama 45 ile 90 dakika arasında değişir. Anestezinin etkisi geçtikten sonra hafif bir zonklama hissedilebilir; bu his hekimin önerdiği ağrı kesicilerle rahatlıkla kontrol altına alınır.

İlk 48 saat en hassas dönemdir. Yanakta şişlik ve bazen morluk görülebilir, bu tamamen beklenen bir tepkidir ve genellikle üçüncü günden itibaren gerilemeye başlar. Şişliği azaltmak için ilk gün dışarıdan soğuk uygulama yapılır, sonraki günlerde ılık uygulamaya geçilir. Dikişler ortalama 7 ile 10 gün arasında alınır.

İyileşme döneminde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Burnu kuvvetli şekilde silmekten kaçının, gerekiyorsa iki burun deliğini de açık tutarak nazikçe temizleyin.
  • Hapşırma geldiğinde ağzınızı açık tutun, böylece sinüs içinde basınç oluşmasını engellersiniz.
  • İlk iki hafta boyunca pipet kullanmayın ve ağır yük kaldırmayın.
  • Uçak yolculuğu ve dalış gibi basınç değişimi yaratan aktiviteleri hekiminizin onay vereceği tarihe kadar erteleyin.
  • Sigarayı en az iki hafta bırakın; nikotin kemik iyileşmesini doğrudan yavaşlatır.
  • İlk günlerde ılık ve yumuşak besinler tüketin, çok sıcak içeceklerden uzak durun.
  • Ameliyat bölgesine değmeden diğer dişlerinizi fırçalamayı sürdürün, hekiminizin verdiği gargarayı düzenli kullanın.
  • Reçete edilen antibiyotiği ve varsa burun spreyini önerilen süre boyunca aksatmadan kullanın.

Greftin kendi kemiğinizle bütünleşmesi 4 ile 8 ay arasında tamamlanır. Bu süre kullanılan greft materyaline, kazanılan kemik miktarına ve kişisel iyileşme hızına göre değişir. Kontrol tomografisiyle kemiğin olgunlaştığı doğrulandıktan sonra implant aşamasına geçilir. İmplant çevresindeki bölgenin temiz tutulması sonrasında da önemini korur; bu konuda ağız duşu kullanımı günlük bakıma iyi bir destek sağlar.

Tedavi Ne Kadar Sürer?

Kemik erimesi olan hastalarda toplam süre, erimenin derecesine göre belirgin şekilde değişir. Sınırda kemik kaybı olan ve kapalı teknikle aynı seansta implant yerleştirilen bir hastada süreç, standart implant tedavisinden pek farklı değildir. İmplantın kemikle kaynaşması için 3 ile 4 ay beklenir, ardından protez aşamasına geçilir.

Açık sinüs lifting yapılan ve implantın ikinci aşamaya bırakıldığı vakalarda tablo uzar. Önce greftin olgunlaşması için ortalama 6 ay, sonra implantın kaynaşması için 3 ile 4 ay daha gerekir. Protez yapımıyla birlikte toplam süre 9 ay ile bir yıl arasında bir aralığa oturur.

Bu bekleme dönemlerinde hastanın dişsiz kalması söz konusu değildir. Estetik ve konuşma ihtiyacını karşılamak için geçici protezler kullanılır. Ön bölge söz konusuysa geçici çözüm daha da önemli hale gelir ve tedavi planı buna göre baştan kurgulanır.

Süreyi uzatan en yaygın etken, planlamanın eksik yapılmasıdır. Tomografi çekilmeden başlanan tedavilerde ameliyat sırasında beklenmedik bir kemik yetersizliğiyle karşılaşılması, işlemin yarıda kesilmesine ve takvimin baştan kurulmasına yol açabilir. Doğru planlanmış bir tedavi ilk bakışta daha uzun görünse de sonuç olarak daha kısa sürede biter.

Tedavinin Başarısını Belirleyen Faktörler

Sinüs lifting ve greft uygulamaları, doğru koşullarda yapıldığında yüksek başarı oranlarına sahip işlemlerdir. Ancak bu oranı düşüren etkenler bellidir ve çoğu kontrol edilebilir niteliktedir. Bunların başında sigara gelir. Nikotin, kemiğe giden kan akışını azaltarak greftin beslenmesini engeller ve bu nedenle sigara kullanan hastalarda başarısızlık riski belirgin şekilde artar.

Kontrolsüz diyabet ikinci önemli faktördür. Kan şekeri yüksek seyreden hastalarda hem iyileşme gecikir hem de enfeksiyon riski yükselir. Bu hastalarda cerrahi öncesinde kan değerlerinin dengelenmesi beklenir. Kemik erimesi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, özellikle damardan verilen türleri, çene kemiğinde iyileşme sorunlarına yol açabildiği için hekiminize kullandığınız tüm ilaçları eksiksiz bildirmeniz gerekir.

Ağız hijyeni, tedavi bittikten sonra da başarıyı belirlemeye devam eder. İmplant çürümez ama çevresindeki diş eti ve kemik iltihaplanabilir. Bu tabloya implant çevresi iltihabı denir ve tedavi edilmezse implantın kaybıyla sonuçlanabilir. Düzenli fırçalama, ara yüz temizliği ve altı ayda bir yapılan hekim kontrolü bu riski önemli ölçüde azaltır.

Son olarak hekimin ve kliniğin deneyimi, özellikle ileri cerrahi gerektiren vakalarda tabloyu doğrudan etkiler. Sinüs zarının kaldırılması hassas bir işlemdir; zarın yırtılması durumunda bunun cerrahi sırasında fark edilip onarılması gerekir. Kliniğin sterilizasyon standartları, kullandığı greft materyalinin kalitesi ve üç boyutlu planlama altyapısı da sonucun bir parçasıdır. Bu kriterler doğrultusunda değerlendirme yaparken İstanbul’da en iyi diş hastanesi yazımızdaki başlıklar size yol gösterebilir.

Özetle, kemik erimesi implant tedavisinin önünde aşılamaz bir engel değildir. Doğru görüntüleme, gerçekçi bir planlama ve hastanın sürece uyumu bir araya geldiğinde, yıllarca dişsiz kalmış bir çene bile sabit ve konforlu bir protezi taşıyabilecek hale gelir.

Sağlıklı Gülüşünüz İçin İlk Adımı Atın

İmplant Tedavisi Ve Sinüs Lifting hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için bize hemen ulaşın. Uzman ekibimiz size özel çözümler sunmak için hazır.

Merhaba! WhatsApp'tan hemen yazabilirsiniz. Size nasıl yardımcı olabiliriz?

WhatsApp Hemen mesaj gönderin Telefon Et 0212 530 48 48